Anasayfa Borçlar Hukuku Islah Nedir ve Islahın Şartları Nelerdir?(HMK m. 176 – 183)

Islah Nedir ve Islahın Şartları Nelerdir?(HMK m. 176 – 183)

Yazar: Av. Mahmut Selim Çekiç

Islah ne demektir ve kanunda hangi maddede düzenlenir?

Kelime olarak iyileştirme anlamına gelen “ıslah” kanuni olarak yargılama taraflarına tanınan haklardan birisidir. Islah müessesesi; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tahkikat ve Tahkikat Sırasındaki Özel Durumlar” başlıklı Beşinci Bölümü’nün Altıncı Ayrımı olan “Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi” kısmı olan m. 176 – 183 arasında düzenlenmiştir.

Islahın kapsamı nedir ve aynı davada birden fazla ıslah yapılabilir mi?

Düzenlemelerin ilki ıslahın kapsamı ve sayısına ilişkin düzenleme olan HMK m. 176’dır. Söz konusu hükme göretaraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Maddeden de anlaşılacağı üzere ıslah müessesesi; tarafların dilekçelerinde belirtilen olayları, dava konusunu veya taleplerini değiştirmelerine imkan tanımaktadır.

Söz konusu bu hak ile usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslah edilebilmesi mümkündür. Bununla birlikte belirtilmelidir ki aynı dava içerisinde tarafların yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabilme imkanı bulunmaktadır.

Islahın amacı nedir?      

Islah ile amaçlanan şey yargılama taraflarına; usule ilişkin olarak yaptıkları işlemleri gerekli giderleri karşılamak koşuluyla kanunda belirtilen süre içerisinde ve yöntemine uygun olarak tamamen veya kısmen düzeltme imkanı tanımaktır.

Islahın amacı aynı zamanda, tarafların yargılama sürecinde yaptıkları usule ilişkin hata, eksiklik veya yanlışlıkları düzeltmelerine imkân tanıyarak, davanın gereksiz yere reddedilmesini veya uzamasını önlemektir. Bunu daha da detaylandıracak olursak ıslahın amacını;

  1. Usul ekonomisi sağlamak,
  2. Adil yargılanma hakkını korumak, 
  3. Hakkaniyetli karar verilmesine yardımcı olmak,
  4. Şekil şartlarından kaynaklanan mağduriyetleri gidermek olarak sıralayabiliriz.

Islahın şartları nelerdir ve ıslah nasıl yapılır?

Usule ilişkin kısmen ya da tamamen ıslah mümkün ise de ıslah müessesesinden faydalanabilmek için öncelikli olarak usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması gerekmektedir. Devamında ise yüksek mahkeme kararlarına göre ıslahın şartları şu şekilde sıralanabilir:

  1. Islah usule ilişkin işlemlere yönelik yapılmalıdır.
  2. Taraflardan birinin tek taraflı irade açıklaması ile davasını ıslah etmesi mümkündür. Bu irade açıklaması açık bir irade beyanından oluşmalıdır. İrade açıklaması sonrasında mahkemenin veya karşı tarafın kabulü gerekmez.
  3. Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (HMK m. 177/1) Ancak tahkikat sona ermiş olsa da Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemelerinin kaldırma kararlarından sonra, dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiği ve ilk derece mahkemesi tahkikata ilişkin bir işlem yaptığı hallerde, tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilmesi mümkündür. (HMK m. 177/2)
  4. Islahın sözlü ya da yazılı yapılabilmesi mümkündür. Fakat sözlü şekilde ıslah yapılabilmesi için iki tarafın da duruşmada hazır bulunması gerekmektedir. Karşı tarafın duruşmada hazır bulunmadığı ya da ıslah talebinin duruşma dışında yapılması hallerinde ıslah geçerli olsa da ıslahın karşı tarafa bildirimi yapılır ve yapılan ıslaha karşı beyanda bulunabilmesi için kendisine süre tanınır. Zira bu bildirim ile karşı tarafa ıslah hakkında bilgi sahibi olma ve bu konuda açıklama yapabilme hakkı tanınmış olur.
  5. Aynı dava içerisinde yalnızca bir defa ıslah yapılabilmesi mümkündür.

Islah, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı kapsamında mıdır?

Hayır, değildir. Zira ıslah; HMK m. 141’de yer alan iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının istisnalarından birisidir. HMK m. 141’de dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceğinden ve değiştirilemeyeceğinden bahsedilmişse de maddenin devamında ise ıslah hükümlerinin bu hükmün istisnasını oluşturduğuna yer verilmiştir. Bu sebeple iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ıslah halinde söz konusu olmayacaktır.

Islahın türleri nelerdir?

Kanun’un 176’ncı maddesinde de belirtildiği üzere ıslahın türleri şu şekildedir:

  1. Tamamen ıslah
  2. Kısmen ıslah

Davanın tamamen ıslahı (tam ıslah) nedir?

Davanın tamamen ıslahı ile dava dilekçesinin tamamının değiştirilmesine imkan tanınmaktadır.

Zira HMK m. 180’de yer alan düzenlemeye göre, davasını tamamen ıslah etmek isteyen taraf ıslah ettiğini bildirdiği tarihten itibaren bir hafta içerisinde yeni bir dava dilekçesini mahkemeye sunmak zorundadır. Belirtilen bu süre içerisinde yeni dava dilekçesi mahkemeye sunulmadığı takdirde ıslah hakkı kullanılmış sayılır ancak ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. (HMK m. 180/1) Maddeden de anlaşılacağı üzere tamamen ıslah halinde yeni bir dava dilekçesi mahkemeye sunulmakta ve o zamana kadar yapılmış usul işlemleri geçersiz hale gelmektedir. Son olarak belirtilmelidir ki tamamen ıslah halinde yeni bir dava dilekçesini mahkemeye sunmak zorunlu olduğundan davanın tamamen ıslahının yalnızca davacı tarafından yapılabileceği ortadadır.

Davanın tamamen ıslahı ile yeni bir dava mı açılmış olur?

Hayır, davanın tamamen ıslah edilmesi halinde yeni bir davadan söz edilemez. Kanun’da her ne kadar “yeni bir dava dilekçesi” ifadesi kullanılmış ise de bu ifadeden yeni bir davanın açıldığı anlaşılmamalıdır. Davanın tamamen ıslah edilmesi halinde eski dava, yeni bir dava dilekçesi ile devam etmektedir.

Kısmen ıslah (kısmi ıslah) nedir?

HMK m. 181’de düzenlenen kısmen ıslah ile dava taraflarına, davada gerçekleşen bir usul işlemine karşı ıslahta bulunabilme imkanı tanınmıştır. Buna göre davacı veya davalı önceden gerçekleştirilen bir usul işlemini değiştirmek istediği takdirde (örneğin talep miktarında değişiklik yapma) bu yola başvurabilir. Kısmen ıslaha başvurulması halinde ıslah talebinde bulunan tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içerisinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. (HMK m. 181/1)

Kötüniyetli ıslah nedir?

Kanun koyucu, ıslah müessesesinin kötüye kullanılmaması için HMK m. 182’de yer alan “kötüniyetli ıslah” başlıklı düzenlemeye yer vermiştir. Bu düzenleme ile amaçlanan şey davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek amacıyla ıslahta bulunulmasının önüne geçmektir.

Bu düzenlemeye göre dava taraflarınca, davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü düşüncelerle ıslahta bulunulması ve bu durumun deliller veya belirtilerle anlaşılması halinde mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verebilir. Ayrıca mahkeme hakimi, kötüniyetli şekilde ıslahta bulunan tarafı disiplin para cezasına mahkum edebilecektir.

Islah Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları

Islah dilekçesi ne zaman verilir?

Islah dilekçesi tahkikatın yani yargılamanın sona ermesine kadar verilebilir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere istisnai durumlar söz konusu olabilir.

Islah kaç defa yapılabilir?

Kanun’daki düzenlemelere tarafların aynı dava içerisinde yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabilme hakkı bulunmaktadır.

Islah için ücret ödemek gerekir mi?

Islahın konusuna göre değişmekle birlikte bazı durumlarda ıslah için harç tamamlaması yapılması gerekmektedir. Örneğin dava değerinde artırıma ilişkin bir ıslahta bulunuluyorsa harcın tamamlanması gerekecektir. Söz konusu harç miktarı, arttırılan değer üzerinden kanunda belirtilen oranda hesaplanır ve ödenir.

Islahın sonuçları nelerdir?

En kısa anlatımla yapılan ıslah sonucunda ıslahın kapsamına dahil edilen usul işlemleri geçersiz kılınmaktadır.

Örnek ıslah dilekçesini kendi davamda kullanabilir miyim?

Doğrudan internette bulduğunuz ıslah dilekçesi örneğini kendi davanızda kullanmanız mümkün değildir. Zira yazımızda da açıklandığı üzere ıslah dilekçesi dava özelinde hazırlanması gereken bir dilekçe olup davada yer alan somut olaya özgü şekilde düzenlenmelidir. Bu nedenle hazır ıslah dilekçesi örneğini kullanmamanız gerekmektedir.

Sonuç:

Yazının içeriğinden de anlaşılacağı üzere bu yazımızda ıslah müessesesi genel hatlarıyla ele alınmış ve ıslah hakkında merak edilenlere kanuni düzenlemeler çerçevesinde cevap verilmiştir.  Sonuç olarak açılan bir davada yapılacak olan ıslahın, her somut olaya uygun bir şekilde ve usulüne uyularak yapılması gerektiği ortadadır. Bu nedenle davanızda yapılacak ıslahta; somut olaya ilişkin açıklamalar titizlikle, tam ve doğru şekilde yapılmalı ve ıslah sonucunda yapılması gereken usul işlemleri yerine getirilmelidir. Zira aynı dava içerisinde yalnızca bir kez ıslah yapma hakkınız bulunduğundan bu şekilde yapılmayan bir ıslah sonucunda hak kaybına uğramanız kaçınılmazdır. Bu nedenle davanızda yapacağınız ıslahta hak kayıplarının önüne geçebilmek adına Ankara’da deneyimli bir avukattan hukuki destek almanız sizler için daha faydalı olacaktır.

Saye Avukatlık, Hukuk ve Danışmanlık; Avukat Mahmut Selim Çekiç tarafından kurulmuş olup Ankara – Çukurambar merkezli olarak faaliyet göstermekte, Türkiye genelinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Ofisimiz, hukuki uyuşmazlıkları her dosyanın kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkil odaklı, etik ve çözüm odaklı bir çalışma anlayışıyla hareket etmektedir.

© 2026 Saye Avukatlık, Hukuk ve Danışmanlık | Av. Mahmut Selim Çekiç | Çukurambar – Ankara
Tüm hakları saklıdır. Bu internet sitesinde yer alan bilgi ve içerikler hukuki danışmanlık veya reklam amacı taşımaz.